İnternet kullanırken belli başlı bir takım kriterlerlere dikkat ederek hareket edilmelidir. Bunlar arasında donanımsal, programsal ve kullanımsal açıdan farklılıklar bulunmaktadır. Bizler bunlar arasında güvenlik alanından söz edeceğiz. Şöyle ki; internet kullanırken karşınıza çıkan web siteler arasında bilgisayarınıza trojan çıkabilecektir. Bu trojanlar bilgisayarınıza sızar, yaptığınız işlemlerden şifrelerinize kadar pek çok bilgiyi ele geçirerek sizi rahatsız edebilecektir. Buna karşın; gireceğiniz sitelerin güvenli olmasına dikkat ediniz. Kullandığınız anti virüs programlarını güncel tutun ve site açılırken web anti virüs ağının açık olduğunu kontrol edin. Bu durum; gireceğiniz sitelerde virüs olup olmadığını kontrol edecek ve gerekli olduğu şekilde o siteyi kaldıracak, engelleyecektir.
Aynı şekilde; belli başlı kıstaslar arasında internet bankacılığı da gelmektedir. Güvenlik noktasında eksiklik yaptığınız takdirde şifrenizi kaybedebilir, telefon ayarlarında da problem yaşadığınız takdirde bilgileriniz kaybolacak ve para kaybını yaşayabileceksiniz. Detaylı kullanımlar arasında çocukların da internet kullanımlar bulunuyor. Eğer çocuklarınız internet ağını kullanıyorlarsa özellikle de TTNET’in “güvenli internet” paketini kullanabilirsiniz. Bu durum çocuğun yanlışlıkla illegal sitelerle muhatap olmasını engelleyecektir. Bu bağlamda düzenli bir kullanımı takip ederek siz de arzu ettiğiniz şekilde bir kullanıcı olarak kendinizi gösterebileceksiniz. Çocukları hedef alan belli bir takım internet siteleri rahatsızlığa sebep olacaktır, bunun yerine iyi bir takibat gerçekleştirerek yerinde karar alacak, başarılı sonuçlar elde etme şansını yakalayabileceksiniz.
Şunu ifade etmekte yarar var ki; kullanıcı menfaatine uygun şekilde güvenlik tedbirleri takip edildiği takdirde güvenlik sorunu yaşanmayacaktır. Fakat bunun için arama motorlarından bilgi iletişim başkanlıklarına kadar tüm kurum ve kuruluşların ortaklaşa olarak hareket etmeleri, yerli yersiz hareketlerden kaçınarak çalışma gösterileceklerdir. Detaylar için bizi takip ederek pratik bir şekilde hareket etme şansını elde edin.
İnternet siniri hastalığı insanların sıkıntılı bir biçimde yaşadıkları bir hastalıktır. Bu sıkıntı bazen geri dönüşü zor olacak belki de olmayacak derecede problemlere yol açmaktadır. İnternet siniri hastalığı; bilgisayarda görülen donanımsal problemlerden tutunuz da yazılımsal problemlere, internet bağlantısı sorunundan tutunuz da site problemlerine kadar görülen sıkıntılarda kendini göstermektedir. Bu tür kimseler sakinliklerini kaybetmekte, aşırı oranda sinirlenmekte, kırıcı olmakta bazen de fiziksel zarar verecek derecede kendini göstermektedirler. İngiltere’de 200 insan üzerinde yapılan araştırmaya göre insanların yüzde 68’i bilgisayar sorunlarını diğer pek çok sorundan daha da çok önemsemekte ve ciddi görmektedirler. Bu durum büyük bir sıkıntıya sebep olmakta ve kullanıcılar açısından başarısız neticeleri getirmektedir.
Bunun yerine hastaların psikologlardan destek almaları, asosyal bir kişilik olmaktan çıkarak daha sosyal olan, ailesine destek sunan bir kişi olarak kendilerini ifade etmeleri gerekmektedir. Sanal hayatı reel hayattan daha net gören, daha ehemiyetli vakit harcayan kimselerin sıkıntılarını aşmak için destek almaları, düzgün ve pratik bir şekilde hareket ederek buna göre bir arayışı ifade etmeleri gerekiyor. Bunun için bazen aile içi çözümler yeterli olsa da bazen gerçekten de uzman psikologlardan destek almak gerekecektir. Bu noktada; sosyal çevreye ayrılan vakit arttırılmalı, kitap okunmak için daha çok vakit verilmeli, ailenizle beraber piknik gibi aktiviteleri daha çok yerine getirmeli, yanlış uygulamalarda bulunmamak üzere düzenli bir kullanıcı olarak kendinizi ifade etmeye çalışmalısınız.
Bu anlamda sizin için aktardığımız birkaç tavsiyeye uyabilir, rehberlik hizmetlerinden destek alabilir, psikologa başvurarak probleminizi ifade edebilirsiniz. Bu anlamda çaba sarf ederek daha düzenli hareket etmeli ve kendinizi ifade etmelisiniz. Bunları yaptıktan sonra eski sinirinizin geçeceğini, daha sakin olabileceğinizi görebileceksiniz. Detaylar için bizi takip edin.
Munchausen sendromu; tedavi ya da ilgi çekmek gibi amaçlar ile bahaneler, yalanlar uydurmaya denmektedir. Bu sebeple işin iç yüzünde büyük bir psikolojik rahatsızlık bulunmakta, insanlar sıkıntı çekerek kendilerini bu rahatsızlıktan kurtarma noktasında sıkıntı çekmektedirler. Son 10 yılda teknolojinin müthiş bir şekilde gelişmesi sebebi ile bazı insanlar yalan profiller oluşturarak ilgi çekme amacını taşıyorlar. Sosyal paylaşım ağları, msn adresleri gibi pek çok oluşumda insanlar olmak istedikleri şekle bürünmekte, kendilerini başarılı, temiz, profesyonel ve saire göstererek ilgi çekmeye çalışabilmektedirler. Buna karşın bazıları ise kendilerine acındırma amacı ile belli bir takım yöntemlere başvurmaktadırlar. Mesela darp edilme, tecavüze uğrama, ciddi hastalıklara yakalanma gibi yalanları uyduran bu kimseler dikkat çekme amacı ile farklı farklı profillere bürünmektedirler. Bu tür yalanları uyduran kimseler tamamıyla ilgi çekme amaçlı olarak çalışmakta, bu şekilde kendini göstermek üzere çalışmalarını sürdürmektedir. Bu tür kimseler hayatı sadece sanal aleme ait sanmakta, adeta gerçek dünya ile sanal dünyayı ayırt etmeyecek kadar kendilerini sanal aleme kaptırmaktadırlar.
Bu sıkıntıyı geçmek üzere belli başlı kriterleri sizin için aktaracağız. Öncelikle bilmelisiniz ki; bu rahatsızlık sonuçsuz, tedavisiz değildir. Herkes bu hastalıktan kurtulabilir, yeter ki gayret etsin ve bu durumun yanlış olduğunu fark etsin. İşin esas kısmında ahlaksızlık olarak görülen bu durum ileriki aşamada hastalıkla birlikte birleşmektedir. Bu minvalde herkes düzenli bir biçimde çalışma sarf ederek kendini korumalı, sanal dünyada da herkese güvenmemelidir.
Ruh ve sinir hastalıklarına karşı gerekli olan psikologlara başvurarak munchausen hastalığına karşı tedbir almanız mümkün olacaktır. Tüm detaylar için web kategorilerimizi değerlendirerek düzenli ve pratik bir biçimde arzu ettiğiniz konularda cevap bulma şansını elde edin. İyi keyifler dileriz.
Google entourage; internet hastalıkları arasında yer almaktadır. Bu hastalık; Google arama motoru devini kullanırken aşırıya kaçan insanların yaşadıkları bu sıkıntıyı biraz açmaya çalışalım. Arkadaşlarından, sevdiklerinden ayrılan kimseler onların durumunu, ne düşündüklerini, amaçlarını ve benzeri durumları takip etme amacı ile Google’u kullanmaktadırlar. Lakin Google sitesinin normal kullanımından söz etmiyoruz. Google entourage hastalığını yaşayan kimseler tam tersine; vakitlerinden birkaç saati bu alanda harcamakta, böylece asosyal bir yapıya erişmeye doğru hareket etmektedirler. Bu durum oldukça düzenlenmesi, takip edilmesi, iyileştirilmesi gereken bir hastalıktır. Hastalığın esas noktası ise bu tür kullanıcıların bu alışkanlıktan kurtulmaya çalıştıkları halde başarılı sonuç alamamalarıdır. Bundan dolayı kullanıcı odaklı sıkıntılar meydana gelmekte, bu durumdan kurtulma amacı ile çabalar sarf edilmektedir.
“Acaba eski sevgilim şu an ne okuyor, kiminle beraber, falan kişi şu an nerede, internette neler paylaşmış” gibi ilginç soruların cevabını alma amaçlı olarak saatlerce uğraşan kimselerin sıkıntıları tahlil edilip düzeltilmeye müsaittir. Bu rahatsızlığın giderilmesi adına çalışmalar sarf edilmektedir. İnternet hastalıklarını tedavi etmeye yönelik olarak kurulan rehabilitasyonları kullanarak siz de dilediğiniz oranda sorulara cevap bulabilir ve başarılı sonuçlar alabilirsiniz. Burada esas olan nokta kullanıcı merkez odaklı kullanım sağlayarak iyi sonuç almanız mümkün olacaktır.
Bu maksatla; eğer siz de “Google Entourage” internet hastalığını yaşıyor iseniz canınızı sıkmayın ve hemen uzman bir psikolog doktora başvurun. Sizin için gerekli olan düzenlemeler sağlanarak iyi sonuç alabilir, bu sıkıntıyı aşarak başarılı sonuç elde etmeniz üzere gayret edilmektedir. Mesela Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde başvuruda bulunarak iyi sonuçlar elde edebileceksiniz. Hemen siz de aramıza katılarak en iyi neticeleri elde etmek üzere çalışma sarf edenler arasında yer alın.
6
Nisan
2012
Günümüz teknolojisi gerçekten de bundan 100 seneye göre yüzde 1000 oranında müthiş bir şekilde gelişme yaşamıştır. Bu durum hastalar açısından büyük kazanımlar getirmekte, herkes güzel bir şekilde tedavi olma fırsatını elde edebilmektedir. Geçmiş konumlara nazaran bu durum oldukça iyidir. Yine; herkes sağlık konusunda merak ettiklerini de internet sitelerini kullanarak takip etme şansını elde edebilmektedir. Bunun için kullanıcılar arama motorlarını kullanmakta, arzu ettikleri soruları sormaktadırlar. Fakat işin dozajını aşan, sıkıntılar yaşayan bir kesimi ardır. Şöyle ki; bazı internet kullanıcıları sadece web merkezli araştırma yapmakta, belirtileri takip ederek kendi başlarına hastalıklar konusunda şüphelere düşmektedirler. Bunun en uç örneği de internet sayfalarına bakıp kendi başına teşhisler koymak, kendisinin rahatsız olduğunu zannetmektir.
İnternet dünyasını o kadar çok zengin ve mutlak bilgi kaynağı zanneden kimselerin bu düşünceleri düzeltilmelidir. İşin bu yanı eksik bilgi iken bir diğer yanı ise hastalık boyutudur. Bilgiyi sadece internet dünyasında gören ya da bu alanı daha güvenilir bulan kimselerin tam da bir internet bağımlısı olduğunu bilmek gerekir. Bu kimseler bazen paniğe düşmekte, kendi başlarına teşhisler kurarak başkalarının da canını sıkmaktadırlar. Akla “peki bu rahatsızlığa karşı ne yapılması gerekiyor?” sorusu gelebilir. Bunun cevabı da oldukça basittir.
Şöyle ki; bu rahatsızlığı yaşayan kimselerin detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi, sakince uyarılmaları gerekiyor. Yine; Cyberchondria rahatsızlığını yaşayan kimselerin uzman bir psikologa başvurmaları gerekiyor. Bunlara hayatın, bilginin sadece internet üzerinde mevcut olmadığı bilinci kazandırılmalı, daha sosyal bir birey olmaları amacı ile çalışma sarf edilmelidir. Aksi durumda başarısız bir birey olunacak, sosyal hayattan da uzak kalınarak hem iş hayatında hem de arkadaş çevresinden tepki görülecektir. Sizlere sağlık dolu bir yaşam dileriz.
27
Mart
2012
İlkokul mezunu 83 yaşındaki Yılmaz Kılıkçı, icat ettiği makineyle orijinalleri müzede bulunan tarihi eserlerin kopyasını yapıyor.
MAKİNENİN PATENTİNİ ALDI
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 25 yıldır 100′ün üzerinde tarihi eseri kopyalayan Kılıkçı’nın gerçeğinin birebir kopyası olarak ürettiği heykeller, başta Bill Clinton olmak üzere çok sayıda devlet adamına hediye edildi. Dünyada tek olan makinenin patentini alan Kılıkçı’nın en büyük sıkıntısı, katıldıkları fuarları ziyaret eden Çinliler’in icadını kopyalamaya çalışması.
HERKES DELİ GÖZÜYLE BAKTI
Bugün gazetesinin haberine göre; icat ettiği makinenin dünyada tek olduğunu söyleyen Kılıkçı bu işe nasıl başladığını şöyle anlattı: “Yaptığım çizimleri tornacıya götürdüm. Böyle birmakine yapılamayacağını söyledi. 1 yılda makinamı bitirdim ve heykel kopyalamaya başladım. Herkes deli gözüyle baktı. Şimdi 3 metrelik heykelleri kopyalayalamayı başardık.”
DEĞERİ ANLAŞILMADI
Türkiye’nin ilk heykel kopyacısı olduğunu belirtenKılıkçı, “Katıldığımız fuarlarda ürünlerimi gören Çinliler, alım yapma bahanesiyle fabrikamıza gelip kopyalamamakinemin fotoğrafını çekmek istiyor. Taklitçilikleriyle tanınan Çinliler makinenin kopyasını yapmaya çalışıyor. Ancak sır gibi saklıyorum” dedi. Tarihi eser kopyalamanın çok hassas bir iş olduğunu ifade eden Kılıkçı şunları söyledi “Silikon kalıpların tarihi eserlere en ufak bir zararı yok. Böyle olduğu için Kültür ve TurizmBakanlığı kopyalama izni verdi.”
CLINTON AİLESİNE HEDİYE
Türkiye’deki ve dünyadaki birçok müzede Yılmaz Kılıkçı’nın makinesinden çıkan kopya eserler sergileniyor. Kılıkçı “Yaptığım kopyalar Türkiye’ye ziyarete gelen devlet adamlarına hediye edildi. Bunların içinde Bill Clinton ile eşi Hillary Clinton da var. Yurtdışından da çok talep var. Japonya’da kurulan antik köyün tüm eserlerini kopyaladık” dedi.
26
Mart
2012
Alman Balingen firmasının bilimsel çalışmalar için ürettiği hassas terazilerin maskotu “Cüce Kern”, haftasonu dünyanın en derin yeraltı laboratuvarının bulunduğu Kanada’nın Sudbury kentine geldi. Yüzeyden 2 kilometre derindeki Snolab Laboratuvarı;nda yerçekimi ölçümü yapan uzmanlar, Cüce Kern’ün ağırlığını yeryüzünde 307.73 gram, yeraltında ise 307.62 gram olarak saptadılar.
Cüce Deneyi’nde daha önce Tokyo’da 307.9, Sydney’de 307.8, Peru’da 308.38, Londra’da 308.66, Durban’da 307.82, Bombay’da 307.56, Mexico City’de 307.62, Güney Kutbu’nda 309.82 ve California’da ise 308.23 gram yerçekimi değeri saptanmıştı.
Firma yetkilileri, Cüce Kern’ün bir sonraki durağının İsviçre’deki CERN Laboratuvarı olduğunu belirtirken, farklı ülkelerdeki bilim çevrelerinden gelecek davetlere gitmeye devam edeceklerini kaydettiler.
“Cüce Deneyi” bilimsel çalışmasına ilişkin detaylı bilgiye www.gnomeexperiment.com isimli internet sitesinden ulaşılabileceği belirtildi.
Sinema meslek birlikleri ile Beyoğlu Belediyesi arasında ödül töreniyle ilgili yaşanan anlaşmazlık nedeniyle belediyenin bu yıl “Yeşilçam Ödülleri”ni vermeme kararı aldığı belirtildi. Konuyla ilgili olarak Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın bugün basın açıklaması yapması bekleniyor.
Kurtlar Vadisi’nin ‘Zaza Dayı’sını canlandıran Ali Sürmeli, oyunculuğu bırakacağını açıkladı.
Ünlü tiyatro oyuncusu Ali Sürmeli, bu sezon yoğun bir tempoda çalışıyor. “Antigone” adlıtiyatro oyununda oynayan Sürmeli, ayrıca Kurt Kanunu ve Kurtlar Vadisi’nde de rol alıyor.
Bu yoğun tempoya daha fazla ayak uyduramadığını ve sezon sonunda oyunculuğubırakacağını belirten usta oyuncu, “Bu sene emekli olacağım. Asos’a yerleşip, bütün bu hengâmeden kurtulacağız. Oyunculuğu bırakıyorum” açıklamasında bulundu.
19
Mart
2012
Çevik, proramda 1995 yılında arkadaşlarıyla çıktığı tatil sırasında şehit annelerini düşünerek yazdığı bir şarkıyı söyledi. Hıncal Uluç şarkıyı dinledikten sonra, ortaya çıkarmayıp kendisine sakladığı için Çevik’i egoist olmakla suçladı.
İşte o şarkı:
Oğullar yetişir el el üstünde
Eller bir olur oğulları vurur
Alemler güne küser yardım edin
Oğullar ölür geç olur
Toprak soyuna soyuna bezenir
Yaşamdan bıkan toprağa özenir
Analar çırpınır toprağı örtmeye
Kazdıkça oğlunu bulur
Gel ey beni ben yapan
Benim gibileri yaratan
Biz bize yetmez olduk
Kan akmasın bu yaradan
Gel şunu ne olur Allah’ım
Şefkatinle gönlü neylersin
Gel bizi bizden ayırma
Biz olmasak sen neylersin
Bu hayat ne yazık benden küçük
Korkum yok yaşamaktan seni deli kaçık
Senin dünyan benim başıma yıkılsa
Kurarım yeni baştan
Bu dünya bize güler haksız da değil
En insanı zavallı, hayvanıysa ehil
Dünya tersine döner haberin olsun bakarsın yerin yer değil.
HABERTÜRK